Toprak Kokusu Çeker

 

20160714_182522.jpg

Akşam çökmek üzereydi kol ağızları toprak olmuş gömleğini çıkardı, terden sırtı sararmış atleti ile öylece aynaya baktı. Mavi kısa hortumundan ince ince su akıtan musluğu açınca ince sular ses oldu havaya karıştı. Musluk çok hızlı akmıyordu avucunu açıp bekledi, yavaş yavaş su dolan avucunu hızlıca yüzüne çarptı doğruldu, balon kapaklı gözleri ile aynaya baktı .   Sular alnından saçlarından aşağı boşalıyordu, sabunu dirseklerine kadar çekmişti bile. Bol köpükle bir güzel yıkadı elini, kolunu sonra ciğerlerini dolduran isi pası gürültülü bir şekilde koparıp attı kocaman bir tükürük düştü lavaboya bir süre baktı. Kapının koluna takılı gömleği havada bir kere havalandırdı pof sesinin ardından sırtına geçiriverdi yakasını düzeltip çıktı banyodan. Kürekleri ortada bırakmayı sevmezdi toplayıp atıverdi yüklüğe.

Sokağa girdiğin de hava kararmıştı, her akşamın siparişi olan ekmeğim yanına bu defa şekerde sıkıştırmıştı. Bakkal Osman ayrık dişleri ile gülümseyip “işler nasıl” diye sordu hemen ardından da ekledi “sana da bu sorulmaz ya”. “Senden iyisi yok, imrenilecek işin var” dediğinde Şerafettin’in omuzları yükseldi sırtı dikleşti yüzüne bir aydınlanma geldi, hoşuna gitmişti bu sözler. Pembe torbayı bileğine doladı dükkandan çıktı, evin yolunu tutmak üzereydi ki toz toprak içeri girmesin diye kapısının önünü sulayan Müşfik kahveci içeri buyur etti bir çay molası iyi olur diye geçirdi içinden. Çay kaşıklarının sesi zar ve pul sesini bastırıyordu, her masada ikili üçlü gruplar sohbete durmuştu hafif bir süzdü ortalığı cam kenarındaki küçük bir masaya oturdu. Arka masalardan bir ses yükseldi “Şerafettin gel de işsiz güçsüz takımına yeni işini anlat, Müşfik çayla bizi hemen.”  Sandalyenin yere sürtünme çığlığının ardından masaya oturdu, uzun uzun kâh gülerek kâh hüzünlü anlattı durdu masadakiler de sordu durdu. Şerafettin anlatırken fark etti bu iş sevmişti, ama bugünlük bu kadar yeter dedi kollarını arkaya atıp eve doğru yürümeye başladı. Sofra çoktan hazırlanmış ekmek ile gelecek Şerafettin bekleniyordu, karısı kocaman gülümsüyordu kapıda hemen sofraya oturdular. Karısı daha bir şey sormadan anlatmaya başladı, “namusum için ölürüm biliyorsun bu iş tam bana göre, rahmetliye saygımdan başka verilecek hesabım yok. Sessizce çalışıp en iyi şekilde örtüyorum onları, toprağı kaç kat atacağın önemli garibanlara haşerenin ulaşmasını imkansız kılmasak da zorluyoruz işte.” Gözlerinin içi gülerek anlatıyordu, içerden çıktığından beri karısı bu kadar hafiflediğin görmemişti bu durum onu mutlu etse de nazar değer diye korkuyordu. Bir yanda sürekli dilinin ucunda “vah vah vah zavallı kaç yaşındaymış, peki o kaç yaşındaymış, ne iş yapıyormuş, vah vah”  diye söyleniyordu.

Kalabalık dağılmıştı, “ne çok tanıdığı varmış rahmetlinin” diye düşündü sıcaklar artıkça işler de artıyordu, bugün yedinci kişiyi gömmüşlerdi. Dört kadından birinin boyu çok uzundu, zar zor da olsa o uzunlukta bir yer bulabilmişlerdi. Ortalığı el birliği ile toparladıktan sonra tabanları lastik bir ayakkabı almak için mahalledeki kunduracıya uğradı, bu ayakkabılar ile olmuyordu ökçesi sürekli çamura yapışıyordu. Ayakkabıcıya uzun uzun işinin ustalıklarını anlatıyordu, adam sanki çocuğu ile gurur duyan baba edası ile bütün anlattıklarını pür dikkat dinledi bir de üstüne indirim yaptı, Şerafettin yüzündeki memnuniyet ifadesi ile eve girdiğinde aynı ifade karısında da vardı. Aynı şeyleri hiç bıkmadan bir kez de ona anlattı, uzun kadın için zor yer bulduklarını,  toprağın havanın sıcaklığı ile kurumasını daha zor kazıldığını, ölenin öldüğü ile kaldığını kalanların neler fısıldadığını karısı günler boyu usanmadan dinledi. Şerafettin mutluydu daha ne isterdi.  İnsanlarla aynı masada oturmayı, göz göze gelmeyi, konuşmayı sevmeyen Şerafettin gitmiş yerine her gün başka bir hikayeyi anlattıkça coşan bir adam gelmişti.

Lastik ayakkabılarını giydiği gibi “ilk çayımı işte içerim geç kalmayayım” diyerek çıktı evden. Öğle namazının hemen sonrasında biraz kabalık toplanmıştı, rahmetli epey yaşlıydı bir yandan toprak atıyor bir yandan da gözleri ile geleni gideni süzüyor fısıltıları dinliyordu. Gelenlerin neredeyse hepsi erkekti iki kadın gelmişti dantelli siyah başörtüleri ve beyaz mendilleri ile bir yanda gözlerini siliyor sonra aynı mendil ile alın ve gerdanlarında toplanan teri siliyorlardı. Konuşmalar arasında duymuştu eski Yeşilçam sineması emektarıydı rahmetli, kim bilir kim diye düşündü, filmini izlemiş miydi? Yine de bu kadar az kişinin uğurlamaya gelmesine üzülmüştü. Günler kısalıyor gelen giden azalıyordu bugün sadece tek kişiyi uğurlamışlar kalanlara su vermiş taşlarını yıkamıştı.

Her gün azalan işleri ile içine kasvet geri dönmüştü,  günlerdir hiç iş çıkmıyordu ay da bir bilemedin iki kişiyi anca gömebilmişlerdi. Eve gittiğinde masaya konmuş bir tabak ile suskun karısı onu masada bekliyor oluyordu, mahalleliye de anlatacak hikayesi kalmamıştı. Kahve de seslenip sohbet edenlerin yerini başı ile sessizce selam verenler almıştı.  Tek başına küçük masasına geri dönmüştü, içi içini yiyordu’ a’ dese sesi çıkmıyor ‘b’ dese gerisi gelmiyordu dalgın dalgın uzaklara bakıyordu.

Topukları havalanarak gitti iş artık ona zulüm geliyordu, en sonunda Mustafa usta ağzındaki baklayı çıkardı “değirmeni döndüremiyoruz”. İçindeki sıkıntı bedene bürünmüştü, işsiz kalamazdı parasında değildi işini seviyordu. Yemek yemez olmuştu gözünü kapattığı saatler sayılıydı, evin içinde dolaşıyor gece bitsin diye yalvarıyordu. Sabaha az kala karısı kısa kısa hırıltılı nefes alıp verirken Şerafettin’in göğsü sıkıştı usulca diğer odaya girip bu eve taşındıklarından beri yeri hiç değişmemiş kapağı hiç açılmamış sandığı açtı. Beyaz kolalı dantelleri, ütülü havluları kenara ayırdı, sıkıca sarılmış bohçayı kaptığı gibi dışarı fırladı. Mahallede üç el silah sesi yankılandı, tek tek yanan dairelerin ışıkları siren seslerine karıştı.Gecelikleri ile aracın önünde duran karısı ağlarken Şerafettin kahkahalar ile gülüyordu.

 

 

Reklamlar
Toprak Kokusu Çeker

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s